Çarşamba, 12 Ekim 2016 11:59

Nysa Antik Kenti - Menderes Vadisi'nin Güzel Perisi

Yazan
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Antikçağda Maiandros ismiyle bilinen Büyük Menderes Nehri Vadisi ve Ovası verimli toprakları sayesinde Antik Çağ Anadolusu'nun en önemli şehirlerine kucak açmıştır.

Bunlardan en önemlilerinden biri olan Nysa Antik Kenti, Antik Dönem'de adı Megosis olan Aydın Dağları'nın güneye, yani Menderes Vadisi'ne bakan yüzünde, bugün Aydın'a bağlı bir ilçe  olan Sultanhisar'ın 1,5 km kuzeyinde kurulmuştur.

Aydın-Denizli karayolunun 30. km'sinde bulunan Sultanhisar'dan Nysa Antik Kenti'ne ulaşmak oldukça kolaydır. Sultanhisar içindeki kahverengi yönlendirme tabelaları size yardımcı olacaktır.

Antik coğrafya yer isimlerinde çok sık karşımıza çıkan Nysa ismi, Antik Helen ve Roma dünyasında pek çok kentin adı olmuştur. Bu isimi, Hellenestik Krallık ailelerinin  kadınları arasında çok sık kullanılmakla beraber, bahsettiğimiz Nysa kenti yani Karia Nysa'sı, Bizanslı Antik Çağ tarihçisi Stephanus'a göre Suriye Kralı 1. Antiokhos tarafından karısının adına kurulmuştur. Bununla beraber hayatının bir dönemini burada geçiren ve burada eğitim alan Strabon, Yunanistan'ın Sparta Bölgesi'nden gelen ve bu bölgede üç şehir kuran Hydrelos, Athymbros ve Athymbrados adlı üç kişiden bahseder. Daha sonra birleşen bu kentçikler Nysa adını almış ve Nysa'nın kurucusu Athymbros sayılmıştır. Bunlara rağmen Nysa Antik Kenti'nde yapılan kazılarda ve araştırmalarda, kentte M.Ö. 3. yy'dan önceye dair bir kalıntı bulunamamıştır. Bu da büyük olasılıkla, Seleukos soyundan bir kadının isminin M.Ö. 2. yy'dan sonraki bir dönemde kente verildiğini gösterir. Kent tarihinde Seleukoslar'ın varlığına dair gelişmelerin varlığı bu savı destekler.

Nysa büyük ve zengin bir kent olmasına rağmen tarihte adından çok sık söz edilmez. Bulunan bir yazıtta, zengin bir Nysalı olan Khaeremon'un ünlü Mithiridates Savaşları sırasında, Romalılar'a yaptığı yardımdan doları Mithiridates'i kızdırdığı ve ölüsüne de dirisine de ödül konduğunu öğreniyoruz. Zengin ve meşhur bir aileye mensup olan Khaeremon'un, akrabası olan Pythodoros'un Marcos Antonius'un kızı ile evlendiğini ve bu evlilikten olan kızları Pythadoris'in, Pontus'un, daha sonra da Kappadokia'nın kraliçesi olduğunu Strabon'dan öğrenmekteyiz.

Nysa bilim alanında bölgenin önde gelen kentlerindendir. Her ne kadar Amesia'lı (Amasya) olsa da eğitimini Nysa'da tamamlayan Antikçağ'ın ünlü gezgini, coğrafyanın "babası" sayılan Strabon Nysa'nın en ünlü değeridir diyebiliriz. Strabon 17 ciltlik ünlü yapıtı Geographica'da Nysa'dan uzunca bahseder. Nysa'nın çok sayıda hatip ve filozof yetiştirdiğini anlatır. Bunlar arasında, Strabon'un da hocası olan Aristodemos belki de en ünlüsüdür. Okulunda sabahları retorik, akşamları ise gramer dersi veren Aristodemos, Büyük Pompey'in çocuklarına Roma'da dersler vermiş ve Rhodos'ta da bir okul kurmuştur. Ayrıca Stoacı filozof Apollonios da Nysalı'dır.

Nysa bir eğitim ve bilim kenti olmasının yanı sıra, bölgesinde İlk Çağ'ın önemli sağlık ve kehanet merkezlerinden biriydi. Nysa'dan Tralleis'e giden yol üzerinde bulunan ve Nysa'nın bir köyü olan Acharaca (Akharaka), Pluto (Hades) ve Persephone (Kore) kült merkezi olmasının yanı sıra önemli bir şifa merkeziydi. (Acharaca ile ilgili içeriğimize buradan ulaşabilirsiniz)

Roma Dönemi'nde gittikçe büyüyen Nysa, Bizans Dönemi'nde Aphrodisias Metropolitliği'ne bağlı bir pisikoposluk merkezi oldu; Ephesus, Khalkedon, Constantinople ve Nicaea (İznik) Konsülleri'nde temsil edildi. Nysa'da yerleşme M.S. 13. yy'a kadar devam etmiştir. Daha sonra kent, günümüzde Sultanhisar olan noktaya taşınmıştır.

Nysa ve Menderes bölgesinin diğer antik kentleri 19. yy'dan itibaren pek çok araştırmacının ve gezginin uğrak noktası olmuştur. Nysa'da ilk kazılar Alman Walther von Diest ve ekibi tarafından 1907-1909 yıllarında gerçekleştirilmiş; daha sonra bölge Yunanistan işgali altındayken 1921 yılında Yunanlılar tarafından Nysa'da araştırmalar yapılmıştır. Uzun bir süre sonra 1960'larda Gerontikon (Yaşlılar meclisi) ve tiyatroda İzmir Müzesi tarafından kazılar gerçekleştirilmiştir. 1980'li yıllarda Nysa tiyatrosunda Aydın Müzesi tarafından gerçekleştirilen kazıların ardından, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vedat İdil’in başkanlığında 1990 yılından 2010 yılına kadar sistematik kazılar devam ettirilmiş ve pek çok yapı ortaya çıkmıştır. Günümüzde kazılar, Ankara Üniversitesi'nin bilimsel danışmanlığında Aydın Arkeoloji Müzesi tarafından devam ettirilmektedir.

Kalıntılar

Strabon, bir dönem yaşadığı Nysa için  "hızlı akan ve derin bir boğaz oluşturan bir dereyle ikiye ayrılmış çifte kent" tanımını yapar. Strabon'un anlattığı topoğrafyaya birebir uyan Nysa'nın yerleşim alanı zeytinliklerin içinde ve Menderes Vadisi'ne hakim bir nokta üzerindedir.  Nysa Antik Kenti'nin pek çok gösterişli yapısı günümüze kadar oldukça sağlam gelmiştir. Şu an görünen yapıların büyük kısmı Roma ve Bizans Dönemleri'ne tarihlenmektedir.

Tiyatro

Yaklaşık olarak 74x100 m'lik bir alan kaplayan Nysa Antik Kenti tiyatrosu Geç Hellenestik Dönem'e tarihlenir. Tiyatronun ilk sahne binası , muhtemelen iki katlı olarak M.S. 2. yy'da inşa edilmiştir. M.S. 178'de meydana gelen büyük bir depremle yıkılan sahne binası, depremden sonra üç katlı olarak yeniden inşa edilmiştir. Klasik bir Anadolu Roma tiyatrosu görünümü veren yapı, kentin kuzeyindeki bir yamaca 30 derecelik eğimle yerleştirilmiştir. Sahne binası Hierapolis, Side ve Perge tiyatrolarında olduğu gibi kabartmalarla süslüdür. Ama Nysa Antik Kenti tiyatrosu frizlerindeki Dionysos tasvirleriyle diğerlerinden ayrılır.  Bu frizlerde Dağ Nymphesi, Dionysus'un ebesi olan Nysa, Eros, Menad, Silen, Nysa'da tapım bulan Pluton (Hades) ile Kore (Persephone), Pan, Artemis, Athena, Afrodit, Hermes, satyr, Dionysus'un eşi Ariadne, Triptolemos figürleri çeşitli şekillerde betimlenmiştir. Tiyatroda bulunan kabartmaların alçı örnekleri alınmış ve müzeye kaldırılmıştır. Tiyatronunbeş giriş kapısı bulunmaktadır. Ortadan tek bir diazoma (orta geçiş yolu) ile ayrılan tiyatro iki kademelidir. Birinci kademede 24, ikinci kademede ise 25 oturma sırası bulunmaktadır. En alt kademe 10 ışınsal yolla, üst kademe ise 19 ışınsal yolla bölünmüştür. Nysa Antik Kenti tiyatrosunun kapasitesi yaklaşık 9000 kişi olarak hesaplanmıştır ki bu da Nysa'nın büyük bir nüfusa sahip olmakla beraber bir sanat merkezi olduğunu da gösterir. Tiyatroda bulunan esin perisi Melpomene heykeli ve diğer heykeller Aydın Arkeoloji Müzesi Nysa salonunda sergilenmektedir.

Gymnasium

Gymnasium, gençlerin düşünsel ve fiziksel eğitim aldıkları Antik Çağ okullarıydı. M.S. 2. yy'da inşa edilen Nysa Antik Kenti Gymnasium kompleksi 170x82 m ölçülerindeki palaestrasıyla (güreş ve beden eğitimi verilen alan) Antik Anadolu'nun en büyük örneklerinden biriydi. Ortasında büyük bir sarnıç bulunan palaestranın çevresi tiyatro masklarıyla süslenmiş kemerli sütun sıralarıyla çevrilidir. Gymnasium'un sütunlu salonunun arkasında bulunan ve muhtemelen Gymnasium'un kuzey bölümüne ait olan üç kemerli yapı kalıntısı güzel bir taş işçiliği gösterir.

Kütüphane

Strabon'un eğitim gördüğü Nysa Antik Kenti'nin önemli yapılarından biri olan kütüphane yapısı, kütüphane olmasının yanı sıra mahkeme ve toplantı salonu işlevi de görmüştür. Anadolu'nun en iyi korunmuş ikinci antik kütüphanesi olan yapı 25x14 m ölçülerindedir. Yapının günümüze gelemeyen ahşap koridorları sayesinde ulaşılabilen 2 katı ve 16 adet rafı bulunmaktadır. Okumaya ayrılan salonunun dış duvarları ve iç duvarları arasında oluşturulan boşluklarda yazı rulolarının ve papirüslerin nemden korunması amaçlanmıştır. Bu açıdan Ephesus (Efes) Antik Kenti'ndeki ünlü Celsus kütüphanesiyle benzerlikler gösteren yapının dış cephesi büyük ihtimal heykellerle süslüydü. Bununla beraber yapının içinde bulunan çok sayıda renkli mermer parçacık yapının içinin mermerle kaplı olduğunu gösterir. Kütüphanede yapılan kazılarda, kütüphaneyi yaptıran şahsın lahidine ulaşılmış ve bu lahit günümüzde Aydın Müzesi'nde sergilenmektedir.

Stadium

Nysa Antik Kenti'nde Strabon'un bahsettiği yapılar arasında bulunan stadyum kenti ortadan ikiye bölen dere üzerine kurulmuştur ve bu özelliği ile Antik Çağ'ın nadir yapılarındandır. Benzeri Pergamon, Tripolis ve Kyzikos Antik Kentleri'nde bulunan bu uygulama ile büyük ihtimal arenanın su ile doldurulup, suya bağlı gösterilerin ve temsillerin yapılması sağlanmıştı. Strabon'un amphitheater olarak bahsettiği yapı sel yatağında bulunmasından dolayı oldukça zarar görmüştür. Yaklaşık  olarak 192 m uzunluğunda ve 44 m genişliğinde olduğu hesaplanan stadyumun batı yamacında kalan oturma sıraları arazi eğiminden faydalanarak inşa edilmiş; doğudaki oturma sıraları ise tonoz kemerler üzerine oturtulmuştur. Stadyumun batı oturma sıralarının tiyatroya yakın olan kısmı kısmen ortaya çıkartılmıştır.

Bouleuterion (Meclis Binası)

Yine Strabon'un bahsettiği yapılardan biri de Bouleuterion'dur. Strabon'un Gerontikon yani yaşlılar meclisi olarak tanımladığı yapının üzerine inşa edildiği düşünülen Bouleuterion, Nysa Antik Kenti'nin en iyi korunmuş eserlerinden biridir. Kentin doğu yakasında, Agora'nın kuzeybatısında konumlanan yapı agoradan ana caddeyle ayrılmaktadır. 28x24 m ebatlarındaki Bouleuterion, ön avlu, propylon (anıtsal giriş), cavea ve iki katlı sahne binasından oluşmaktadır. Beş adet giriş kapısı bulunan yapının ön salonu mozaiklerle kaplıydı. Yazıtlardan öğrendiğimiz kadarıyla, Nysa'nın M.S. 2. yy'da önde gelen zenginlerinden Sextus Iulius Antoninus Pythodoros tarafından, annesinin vasiyeti üzerine tekrar inşa edilmiştir. Üstü kapalı bir şekilde dizayn edilen yapı kompleksi kültürel ve siyasi toplantılara ev sahipliği yapmış olmakla beraber 700 kişilik bir kapasiteye sahipti.

Agora

Antik Çağ kentlerinin ticari merkezi olan agoralar kentlerin kabi durumundaydı. Nysa Antik Kenti agorası, kuzey-güney yönünde 130 m, doğu-batı yönünde ise 114 m uzunluğunda, oldukça büyük bir pazar yeriydi. Geç Hellenestik Dönem'e tarihlendirilen yapı kompleksinin dört bir tarafı stoalarla yani sütunlu galerilerle çevriliydi. Kuzey ve doğusunda çift sıra İon düzeninde, güney ve batısında tek sıra Dor düzeninde stoalar bulunmaktadır. Kuzeydoğu alanında bir adet sunak bulunmakla beraber, yine bu alanda çıkartılan üç yazıttan birinin şans tanrıçası Tykhe'ye değinmesinden dolayı, agoranın koruyucu tanrıçalarından birinin Tykhe olduğu düşünülmektedir. Agoranın kuzey kısmı mozaiklerle kaplıdır.

Çarşı Bazilikası

Nysa Antik Kenti tiyatrosunun güneydoğusunda kalan teras üzerinde, günümüzde Kavaklı Köyü'ne çıkan asfalt yolun altında kalan yapının saptanışı, 1994 yılındaki yol çalışmaları sayesinde ortaya çıkan büyük ve figürlü bir başlık sayesinde olmuştur. 20x15 m boyutlarındaki bazilikanın bir kısmı ortaya çıkarılmıştır.

Cadde ve Sokaklar

Nysa Antik Kenti, ilk şehir plancısı Hippodamus'un şehir planlamasına sadık bir şekilde birbirine parale ve birbirini dik kesen sokaklara ve caddelere sahiptir. Kamusal yapıları birbirine bağlayan noktalara inşa edilmiş üç köprüyle bağlantılı olacak şekilde tasarlanmış caddelerde kazı çalışmaları devam etmektedir.

Tünel Sistemi

Strabon'un eserinde bahsettiği tünel kompleksi yaklaşık 100 m uzunluğundadır. Derenin suyunun içinden geçmesi için tasarlanmış tünel oldukça sağlam durumdadır. Tünelin içinde bir yazıt bulunmaktadır.

Nysa Antik Kenti yukarıda bahsettiğimiz yapılar dışında pek çok kalıntıya sahiptir. Oldukça büyük bir alana yayılan Nysa'da görebileceğiniz diğer yapı kalıntıları kent nekropolü, köprülerin günümüze gelmiş temelleri, tonozlu dükkanlar, surlar ve hamam yapısıdır.

Okunma 2624 kez Son Düzenlenme Pazar, 14 Haziran 2020 00:19

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.